ToplumDusmani.Net V2

Kültür ve Sanat Portalı

Monday, Dec 22nd

Son Guncelleme07:55:56 PM GMT

Nerdesin: Türk Edebiyatı Cemal Süreya Kaleminden Ankara, İstanbul, İzmir


Cemal Süreya Kaleminden Ankara, İstanbul, İzmir

e-Posta Yazdır

Reklamlar

Cemal Süreyaankara, iyi kalpli üvey ana..bu şehri bu kadar yalın anlatan başka bir şey olamaz sanırım. sorumluluklarını bilen, asla kötü davranmayan ama sonuçta bir üvey ana olan ankara. bu şehirde insanlar bekler. emekliliği, askerliğin bitmesini, rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını, suskun devletin konuşmasını beklerler. taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleri beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır. belki denizi görselerdi beklemezlerdi. denizi su sanırlar. suyu görmek için göllerin kıyısına gidersiniz ama su ufka uzanmaz. bir suyu deniz yapan ufuk yoktur ankara'nın göllerinde. oysa ne önemlidir suyun hiç bitmemesi ve uysal bir sevgili gibi gökyüzüyle birleşmesi. o vaatker ufuk çizgisi, o nasıl güzeldir. her zaman ötelerde bir şey olduğunu fısıldayan o şehvetli çizgi. insanlar ankara'da beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.

istanbul'da ise durum daha vahimdir. hayat sanki bir adım ötede duruyor gibidir. doğruya doğru, dünyanın en güzel şehridir istanbul, ama hayat eli çabuk davranır. daha siz elinizi uzatmadan işveli bir kadın gibi kaçar gider. bu yüzden hırsla kovalarlar hayatı istanbullular. beklediği şeyin belki de hiç gelmeyeceğini söyleyen şeytani fısıltıya rağmen, ankaralının dingin tevekküllü bekleyişinde bir huzur vardır. ama istanbullunun hırslı kovalamacasında ne huzur vardır ne de tatmin. dünyanın en güzel şehri hemen kol mesafesindeyken kendilerini yiyip yutan bir kovalamacanın içinde kaybolur giderler. hayat kaçar, onlar kovalar.

ama izmir... izmir'de hayat beklenmez, kovalanmaz da. o zaten sizinle beraberdir. ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır. mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır körfez. körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız. ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur. hafta sonları denize doğru bir göç başlar. "ey hayat, biz çeşme'ye gidiyoruz sen de arkadan gel" der. izmirliler muzipçe. ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.

ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan izm harflerine sevgiyle bakıyorum. sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar.

Cevaplar (5)Add Comment
donkişot

...


yazar donkişot, Mayıs 20, 2010
Ankara ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Aynı zamanda silik hayatların şehri Ankara. Başka şehirler üzerine yazılan onca şiirin yanında, ruhsuz kalmış, derinlik kazanamamış, fakir bir şehir. İnsanlarını da silikleştiriyor zamanla. Kitaplarda, filmlerde insanlar çok bunaldıklarında çekip gidecek bir yerleri olur her zaman. Ankara'da alıp başını gidilecek bir yer bile yok.
İnsanlarının artık bir şey hissetmediğini düşündüğüm şehir. Otobüste, kafede, yolda ne kadar insan varsa boşluğa bakıyor sanki.
Sonradan gidenlerin Cemal Süreya'nın dediği gibi hep beklemede olduğu şehir. İş için, okul için, emeklilik için... Ama orda doğanlar için durum farklı. Alışkanlık yaratır bünyede. Korkutucudur başka bir şehirde yaşamak. "Ankara kolay." der herkes. "Semtler birbirine yakın. E hayat da ucuz. İstanbul'a para mı yetişir?" derler. Korkaktır kısacası doğma büyüme Ankaralılar.
Angelica

...


yazar Angelica, Mayıs 20, 2010

ağzınıza sağlık, çok çok haklısınız... burası kadar boğucu, kuru ve gri bir şehir daha görmedim ve daha fazlası varsa eğer görmek de istemem... hergün insanların yüzüne bakıyorum, hiçbir yere yetişmek için telaşları yok... oysa yorucu da olsa severim ben o telaşı, canlı tutar insanı... ölü insanların ölü şehirleri... alsınlar, onların olsun hepsi. ben yeter ki dönebileyim İstanbul'a... böyle korkak ve vazgeçmiş insanların, olmayan hayalleri, yüzlerinden okunan sıkılmışlıkları boğuyor beni... iki mavinin de birleştiği bir yer oysa İstanbul... onca kıyametinin içinde herkesin ait olduğunu hissedebileceği bir yer sunar mutlaka...
Zeus

Ankara


yazar Zeus, Mayıs 21, 2010
23 yılını Ankara'da yaşamış biri olarak konu ilgimi çekti. Ayrıca size katılamadığımı belirtmeliyim. Bence Ankara'nın ve insanlarının kendine has ayrı bir güzelliği vardır. Belki şehrin denizi yoktur fakat o şanslı şehirlilerden daha büyük bir deniz taşırlar içlerinde. Gri havasında boğulanı çoktur ve aslında vericek çok seyi de yoktur bu şehrin. Ama bazıları yinede çok sever bu şehri. Hatta bir arkadaşım;

“Ankara kışları soğuk olur. İnsanları ciddi, havası kuru, çehresi tepkisiz bir şehirdir. Güzelliği de burada saklıdır işte; ne bir denizi vardır tuzlu tadını dudaklarında hissettiğin dalgalarıyla rahatlatacak, ne süslü manzaraları dalıp gidecek… Soyutlanamazsın kendinden, masal şehirlerinde olduğu gibi mükemmel bir fon oluşturmaz yaşadıklarına. Seni sarmalayıp aklını çelmez; aksine, yaşananlarda yalnız bırakır. Bu yüzden gerçektir Ankara’nın aşkları, sanrılara yöneltmez, sadece iki kişinin kalbindedir. .."

diyerek anlatır şehri dizelerinde ve

"
..
..Sehir soguktur, kurudur, ancak kalbinle ısınırsın…"

diyerek bitirir..
Angelica

...


yazar Angelica, Mayıs 21, 2010

deniz... mavi... hayatımın olmazsa olmazları... sanırım herkes için bambaşka şeyler ifade ediyor. anılarımızın toplamı olan yerleri daha çok seviyoruz belki de... ya da sevilenin yanında olmayı zorunlu kılan çocuksu bir tutku... gözümün ucu değmeli bir yerden denize... binaların arasında, sıkılmış ve bıkkın bir kalabalığın içinde sürekli aynı boğucu havada nefes almak bana göre değil...
becerebilene ne mutlu... ben ruhu olan bir yeri ısrarla tercih ederim...

denizi...
maviyi...
Nilihu

...


yazar Hande Nil, Mayıs 21, 2010
İzmir şehir değil yaşam tarzıdır.

Cevap yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy